Başkanın Mesajı



Müslüm Yanmaz

Ziraat Yüksek Mühendisi


Sera Yatırımcıları ve Üreticileri Birliği, Dernek çatısı altında topraksız kültür üretim yapan işletmelerin sorunlarını, üretim yöntemlerini ve ihracat olanaklarını ortak paydada toplayan; sera yatırımı yapmak isteyen girişimcilere, sera kurulumundan, ürün yetiştirmeye, ürünlerin iç ve dış pazarlara ulaşımına kadar, tüm aşamalarda yol gösterici olan bir mesleki sivil toplum kuruluşu olarak 2007’den beri faaliyetlerine devam etmektedir.

Üye işletmelerimize ve yeni yatırımcılara kısa-orta-uzun vadeli strateji planları sunmak, dünya piyasalarının dünü, bugünü ve yarınını irdelemek, ihracat olanaklarını ortaya koymak, yeni üretim teknikleri ve teknolojilerini takip etmek, üretim boyunca karşılaştığımız hastalıklar ve zararlılar ile mücadele tekniklerini tartışmak, ulusal ve uluslararası seracılıktaki gelişmeleri incelemek ve danışma kurulumuzdaki sektör uzmanlarının görüş ve önerilerine yer vermek gibi bu ve benzeri konularda yol gösterici olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Dernek olarak üreticimizi korumak, birim alandan daha yüksek ve kaliteli ürün almak, üretim maliyetlerini düşürmek ve aynı zamanda tüketicinin taleplerine karşılık vermek en önemli görevimizdir.

Sera ürünleri ve özellikle domates konusunda halkımızı bilinçlendirmeyi, üretici ve tüketici anlayışlarını geliştirmeyi amaçlıyoruz.

Son zamanlarda yaşadığımız felaketlerin tümünü Küresel ısınma sayesinde maalesef yaşıyoruz. Çoğumuzun önemsemediği veya geçiştirdiği bir sorunla karşı karşıyayız.

Küresel ısınma başlı başına önemli bir felaket olarak mücadele etmemiz gereken en önemli sorun olarak yer alırken başka olumsuzlukları da beraberinde getirmektedir.

Covid-19 Pandemisi gibi küresel salgınlarla karşılaşmamıza ek olarak, iklim değişikliklerine bağlı olarak ortaya çıkan, kuraklık, aşırı yağmurlar, fırtınalar gibi potansiyel riskler ile tarımsal üretimlerin de tehdit altında olduğu bir döneme geçmiş bulunmaktayız.

Fosil yakıtlar ve CO2 salınımını durdurmalıyız. Bunları azaltmalıyız.

Öncelikle doğal kaynak zenginliklerimizden, zorunlu olarak azami faydalanmalıyız. Petrole ve doğalgaz ithalatına bağlı enerji ithal eden bir ülke olmaktan kurtulmalı, toplamda yıllık 60 milyar doları aşan cari açık verdiğimiz rakamları, ülkemizin en büyük doğal kaynakları olan jeotermal enerji, güneş enerjisi, rüzgar enerjisi yatırımları ile karşılayıp, enerji ithalatını durdurmalı, BM raporuna uygun hareket edip, hava kirliğine yol açan sistemleri bu şekilde ortadan kaldırmalıyız.

Tarımsal üretimimizde de İklim değişikliklerine karşı, yeni bir strateji geliştirmeli, teknolojinin tüm imkanlarını kullanarak, Endüstri 4.00 gibi Tarım sektöründe de özellikle Seracılıkta Tarım 4.00 uygulamalıyız. Kooperatifleşme, ortak yatırım ve üretim senaryolarını harekete geçirmeliyiz.

Yeni yatırımlarda bu faktörleri dikkate almak, birim alandan daha yüksek verim alacağımız daha kontrollü sürdürülebilir üretim merkezlerine geçiş yapmak durumundayız.

Sera-bir ailesi olarak üzerimize düşen sorumluluğun farkında olup, üretmeye, üretim ve yatırım ortamları oluşturma çalışmalarımız, ilgili bakanlıklarımız ile birlikte devam etmektedir.

Saygılarımla…